Cunda Toplantıları 1

DİN DİLİ

 ÇALIŞTAYI

5-6 MAYIS 2018

Ayvalık/BALIKESİR

Sonuç Raporları

 

I. OTURUM: CAMİ MERKEZLİ HİZMETLERDE DİN DİLİ

  • Cami merkezli din hizmeti ezan okuma, namaz kıldırma, hutbe–vaaz okumadan ibaret görülmemelidir. Cami merkezli din hizmeti verenler camiye gelme, cami avlusundakilerle selamlaşıp konuşma, namazdan sonra cemaatine dönüp onlarla göz ve söz temasına geçme ve cami dışındaki diğer davranışlarıyla bu hizmetini sürdürmeli, bütün bu alanlarda da din dilini iyi kullanmalıdır.
  • Cami her kesimden insanımız için bir cazibe-ümit merkezi olmalıdır. Bunun için caminin estetik görünümü, fiziki şartları, temizliği, ses düzeni başta olmak üzere maddi ve manevî tedbirler alınmalıdır.
  • Camilerimizde çocuk, kadın, genç ve yetişkinlerin ihtiyaç ve beklentilerine uygun mekânların oluşturulmalı ve onların gönül dünyalarına dokunan çok özel nitelikte sunumlar yapılmalıdır.
  • Yarınlarda camide din hizmetlerini emanet edeceğimiz İlahiyat ve İmam Hatip Öğrencilerinin camilere çekilmesi ve onların müezzinlik-imamlık konularında uygulama yapabilmeleri için gerekenler yapılmalıdır.
  • Cami vaazlarını dinleyenlerin sayısı arttırabilmek için, camideki dini söylemlerin başından sonuna dinlenilmesini sağlayıcı tedbirler alınmalıdır.
  • Vaaz ve hutbeler, her seviyede çok farklı kesimlere yapılan ve sorumluluğu ağır sunumlardır. Bunun için bu hizmeti verenler iyi ve özel olarak yetiştirilmeli ve buna göre hazırlanmalıdır. Camideki din hizmetlerinde hedef kitlenin durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu meyanda İlahiyat-Diyanet-İmam Hatip Liseleri işbirliği büyük önem arz etmektedir.
  • Dinin doğru bir şekilde sunulabilmesi için doğru anlaşılması ve muhatapların anlayabileceği şekilde sunulması önemlidir. Bunun için din hizmeti verenler kendilerini yenilemeli, bilgi ve söylemlerini güncellemelidirler.
  • Hayat dini İslam’ı sunarken onu yaşanılmaz yahut zor yaşanılan bir hayat nizamı olarak anlaşılmasına meydan verilmemelidir.
  • Din Dilinin belirlenmesinde Kur’ân’ın dili, üslubu, iniş süreci belirleyici olmalıdır. Bu meyanda kendisini hak/ciddi/en güzel söz olarak tanımlayan Kur’ân, söylenmesi gereken sözün kavl-i marûf, belîğ, kerîm, leyyin, meysûr olmasını özellikle belirtir. Bunun için din dili sahih bilgiye dayanmalı, anlaşılır olmalı ve en güzel şekilde sunulmalıdır.
  • Din dili, bütün özellik ve güzellikleriyle dini temsil etmelidir. Din dili birleştirici, kucaklayıcı, kuşatıcı, müjdeleyici ve seviyeli olmalıdır. Buyurgan, suçlayıcı, ayrıştırıcı, dışlayıcı, nefret ettirici, karamsarlığa düşürücü, aşırı bilgi ve iş yükleyici olmamalıdır. Dini sunumlarda lanet, beddua ve argo ifadelerden uzak durulmalıdır.
  • Dini söylemi sunanlar zamanı, ses tonunu iyi kullanmalıdırlar. Hedef kitlenin sabrını zorlayan ve onları rahatsız eden söylemler terk edilmelidir.
  • Din hizmeti verenler Peygamber makamının mensupları olduklarının bilincinde hisabî değil hasbî olmalıdırlar. Gönül diliyle gönüllere dokunmaya gayret etmelidirler. Dini temsil eden ve toplum tarafından izlenen kimseler olarak kendi hayatlarıyla en güzel örnekliği sunmalıdırlar.
  • Camilerde alışılagelmiş Cuma vaazlarının dışında gönüllü kesimlerin katılabileceği Tefsir-Hadis-Fıkıh Okumalarının yapıldığı cami dersleri başlatılmalı, bu konuda ilahiyat-İmam Hatip hocalarından faydalanılmalıdır.
  • Din hizmeti verilirken farklı yöntemler kullanılabilir. Burada önemli olan bu yöntemlerin yerli yerince kullanılabilmesidir.
  • Hizmetlerde verimin artırılmasında takdir ve taltifin önemi görmezden gelinemez. Marifet iltifata tabidir. Bu itibarla müftülerimiz personelini, cami görevlilerimiz cemaatini sözlü-yazılı olarak takdir ve taltif etmekten ve birbirlerine karşılıklı dua etmekten geri durmamalıdır.

 

Oturum Başkanı: Prof. Dr. Ali AKPINAR

Sunum: Doç. Dr. Şükrü KEYİFLİ, Doç. Dr. Bülent ÇELİKEL

Tartışma: Tüm Katılımcılar

Raportörler: Arş. Gör. Ekrem SAKAR, Nevfel AKYAR, Faruk DEĞER, Murat KUŞCU

 

 

II. OTURUM: DİNİ METİNLERİN SUNUMUNDA DİN DİLİ

  • Dini metinler ifadesinden Kur’an ve Hz. Peygamberin hadisleri yanında 14 asır boyunca tefsir, kelam, tasavvuf, fıkıh gibi farklı disiplinlerde üretilmiş metinlerin de anlaşılması mümkündür; bununla birlikte bu oturumda dini metinler denilince, öncelikle Kur’an ve hadislerin anlaşılması gerektiği belirtilmiştir.
  • Dini metinlerin sunumunun yazılı ve sözlü olmak üzere iki yolla gerçekleştiğinden hareketle, din dili çalışmalarının da hem yazılı hem de sözlü sunum dilini göz önünde bulundurularak yapılaması gerektiği belirtilmiştir.
  • Din dilinin temelde “dil ve sunumu” olmak üzere iki temel boyutunun bulunduğu, her ikisinin de verimli ve etkili olması için yöntem konusunun irdelenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
  • Kur’an meallerinin hazırlanmasında dil ve bağlam açılarından tarihi durumun göz ardı edildiği, bu durumun Kur’an’i kavramların ve öğretilerin vaz’ edildikleri anlamlarının yitirilmesine yol açtığı belirtilerek, dini metinlerden bilgi üretilmesinde ve sunulmasında bu tarihsel bağlamın da dikkate alındığı bir metodolojinin kullanılması gerektiği vurgulanmıştır.
  • Dinin sunumuyla ilgili yazılı ve sözlü gelenekte “korkutma ve suçlayıcı dilin” hâkim olduğu belirtildikten sonra, gelenek içerisinde yer alan bu dil yerine, “sevgi, merhamet, şefkat ve bağışlayıcı” bir dilin kullanmasının önemine dikkat çekilmiştir.
  • Dini metinlerin sunumunda kullanılacak, ayrıştırma yerine anlamları ortak kılacak bir din dilinininşası için İlahiyat, Diyanet, İletişim ve ilgili ilim alanlarının işbirliği geliştirmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur.
  • Kur’an’ın, bir insan modeli ortaya koyarken sadece inanç boyutunda değil, sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve medeni hayatta da bir dönüşümü gerçekleştirmeyi hedeflediği, bunu yaparken de hayatın içinden bir dil kullandığı, yani toplumun güncel dili temel alınarak bir din dilinin geliştirildiği belirtilmiş, Kur’an’ı günümüze taşırken aynı yöntemin izlenmesinin önemine değinilmiştir.
  • Kur’an’ın, birey ve toplumu dönüştürmek için inzal olduğu toplumun içinde bulunduğu sorun alanlarını dikkate alan bir sisteme sahip oluşundan hareketle, bizim de dinin sunumunda günümüz insanının karşı karşıya kaldığı ve onun hayatını kuşatan meselelerin önem sıralarını tespit ederek bir muhteva ve din dili kurmamız gerektiğine dikkat çekilmiştir.
  • Kur’an’ın, ilk muhataplarında, yani din hakkında bilgisi olmayan bireylerde gerçekleştirmek istediği dönüşüm ve vahye muhatap olan toplumda, soyut kalan konuların somutlaştırılması için temsili dilin/metaforik anlatının esas alındığı vurgulanarak, günümüz insanının dini alana yabancılaşmaması, dini kavram ve öğretinin zihinlerde açık ve net bir şekilde oluşması amacıyla benzer bir yöntemin geliştirilerek kullanılmasının yerinde olacağı ifade edilmiştir.
  • Peygamberin hitap ettiği toplumun dışındaki bugünün ve yarının toplumlarında aynı eğitimin, yani konuları somutlaştırılmış temsili/metaforik dilin nasıl yapılacağının bir sorun olduğu belirtilmiş, bunun da Ahmet Yesevi’de, Yunus Emre’de, Mevlana’da ve Hacı Bayram Veli’de olduğu gibi, sunulacak bilgiyi Kur’an ve Sünnetten hareketle halkın sorunları, ihtiyaçları ve anlama özellikleri göz önünde bulundurularak üretmenin ve insanın aklına ve gönlüne hitap edecek özelliklerde, estetik boyutu da olan bir din dili ile gerçekleştirilebileceği belirtilmiştir.
  • İslam düşüncesinde bilgi üretiminde, hangi konularda ve nasıl bilgi üretildiğinde tarihsel,sosyo-kültürel vb. ortam ve şartların etkili olduğunun nazarı dikkate alınması ve günümüz insanına sunulacak bilginin tercihinde, üretiminde ve sunulmasında kullanılacak din dilinde bunun göz özünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır.
  • Yeni yazılan dini eserlerde kullanılan ayet ve hadislerin Türkçe meal ve tercümelerinde; çocuk ve gençlerin anlayabileceği dil ve kavramların kullanılması, gelişim dönemlerinin dikkate alınması, günlük yaşamlarında karşılaştıkları problem ve örneklere yer veren bir içerikle hazırlanması ve anlaşılmalarını kolaylaştırmak için gerekli hallerde parantez içi açıklamalara başvurulması gerektiği belirtilmiştir.
  • Ayet ve hadisler kullanılırken tercümenin güncelliği kadar, bunların hedef kitlenin gelişim dönemlerine uygunluğu ve din ve Allah ile ilgili konulardaki durumları tespit edilerek seçilmesinin önemine dikkat çekilmiştir.
  • Günümüzde dini metinlerin aktarımı ve bunların yorumlanmasında öğretici kadar öğrenenin de aktif olduğu; buna ilaveten örgün ve yaygın eğitimde dini metinler üzerinde hedef kitleye hazır, bitmiş anlamlar sunmak yerine, insanların anlamları kendilerinin üretmesine imkân sağlayacak bir metodolojinin kullanılması üzerinde durulmuştur.
  • Dini metinlerin anlaşılmasında tekelci bakış açısının farklı fikir ve düşünceleri birbirine yabancılaştırdığı ve ötekileştirdiği, bunun çözümünün yeni yorumlara açık olmak ve çoğulcu bakış açısını yakalamak ile mümkün olacağı ifade edilmiştir.
  • Dini metinlerde yer alan kavramların doğru bir şekilde anlaşılması için, bu kavramların cahiliye döneminde, Kur’an’da ve sonraki dönemlerde kazandıkları anlamlarının iyi bir şekilde tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Dini metinlerin yazımında salt bilginin aktarımının kuru bir anlatıma yol açtığı, bu sorunun üstesinden gelmek amacıyla kazandırılmak istenen davranışların duygusal boyutlarının da dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
  • Dini metinlerin doğru ve isabetli bir şekilde yorumlanmasında Kur’an’ın kavramlarını kullandığı Arap lehçeleri ilminin önemli bir rolünün olduğuna, bu sebeple ilahiyat öğrencilerinin bu lehçeleri öğrenmelerine imkân tanıyacak şartların geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
  • Cuma günleri cemaatin camiye vaaz sonunda geldiği, bu nedenle vaazlarda gerekli ve yeterli bilgilendirmenin yapılamadığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda daha önemli bir hale gelen hutbelerin işlevsel, güncel konuları öne çıkaran, müjdeleyici bir üslup ve özlü bir anlatımla hazırlanmasının gerekliliği vurgulanmıştır.
  • Dini/İslami metinleri sunarken, konu benzerliği gibi sebeplerle Yahudi ve Hristiyan kaynaklarına başvurmanın hedef kitlede istenmeyen öğrenmelere yol açabildiği, bu nedenle bu konuda Kur’an ve Sünnet merkezli söylemin öncelenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
  • Nitelikli bir din dili geliştirmek için din dilinin genel özellikleri ile birlikte hitap edilen toplumun kullandığı dilin yapısının ve özelliklerinin de iyi bilinmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
  • Dini metinlerin sunumunda beşeri dile kutsallık kazandırılmasının, açıklayıcı ve yorumlayıcı metinlerin ana metnin önüne geçmesine yol açtığı belirtilerek bu durumdan kaçınılması gerektiği vurgulanmıştır.
  • Kur’an’da yer alan yasak ve ceza ifade eden söylemlerin, içinde bulunduğu diğer şartlarla beraber ele alınması gerektiği ifade edilmiştir.
  • Dini metinlerin sunumlarında doğrulayıcı bir yaklaşımdan ziyade tutarlı ve ikna edici bir yaklaşımın tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Dini metinlerin sunumu ve onların yorumlanmasında çocuk ve gençlerin bilmedikleri konuları, bildiklerinden hareketle öğrenmelerine imkan tanıyan yapılandırmacı yaklaşımın kullanılmasının onları daha fazla motive edeceği ve öğrenmelerin daha kalıcı olmasına katkı sağlayacağı söylenmiştir.

 

Oturum Başkanı: Prof. Dr. Cemal TOSUN

Sunum: Doç. Dr. Mehmet BAHÇEKAPILI, Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra BİLECİK

Tartışma: Tüm Katılımcılar

Raportörler: Arş. Gör. Samet YAĞCI, Arş. Gör. Oğuzkağan DEMİR, Ali GÖKÇE

 

 

III. OTURUM: İLETİŞİM/SOSYAL MEDYA VE HALKLA İLİŞKİLERDE DİN DİLİ

 

  • İnanç ve değerler, bireylerin yorumlamasına imkân verilerek sunulmadığı zaman hayata aktarılmasında sorunlar yaşandığı, iletişim kavramının doğasında da hedef kitleden alınan geri bildirimin önemli bir unsur olduğu vurgulandı. Bu anlamda camilerde gerçekleştirilen etkinliklerin iletişim değil, tek taraflı iletim olduğu belirtildi. Bu nedenle de dini içeriğin geleneksel yöntemler ve alışılageldik üslupla sunumunun etkisini yitirmeye başladığının altı çizildi. Öte yandan cami merkezli olarak yürütülen hutbe ve vaazlar gibi geleneksel yöntemlerin ülkemizdeki hedef kitlenin %15 civarına seslendiği, ulaşmakta zorlandığımız kitleye ulaşabilmek ve etkili iletişim için yeni kanal arayışlarıyla birlikte dijital dünyaya açılma gerekliliğine dikkat çekildi.
  • İçeriğin paylaşılmasında kullanılan dilin önemli olduğu ve kelimelerin değiştirilmesiyle etki gücünün de artabileceği veya zayıflayabileceği; “ne anlatmak” istediğimizden daha çok “nasıl anlatmamız” gerektiğinin önemi vurgulandı.
  • Öğrenmelerdeki kalıcılığın artırılmasında, vericiden daha çok, hedef kitleyi oluşturan alıcıdan hareketle iletişim kurallarının belirlenmesi gerektiği; öğrenmede ne kadar çok duyu organı öğrenme sürecine katılırsa o denli etkili öğrenme gerçekleşeceği vurgulanarak yeni yöntemlere ağırlık verilmesi istendi.
  • Etkili bir iletişim için beden dilinin önemine vurgu yapılarak mümkün olduğunca yüz yüze iletişimin tercih edilmesi suretiyle sonuç odaklı bir iletişimin gerçekleşeceği; beden dilinin gereği gibi kullanılmasıyla, iletişim gücünü de üst seviyede tutma imkânının sağlanacağı belirtildi. Her türlü iletişimde aynı zamanda dönemin dilini yakalayabilmenin önemi vurgulanarak dini terminolojinin gündelik deneyimleri tanımlayan kavramlarla örtüşmesi gerektiği üzerinde duruldu.
  • Sosyal medyadan ve dijital dünyadan uzak kalındığı takdirde toplumsal değişimin yakalanmasının mümkün olamayacağı; iletişim yöntemlerine hâkim olan ve bu konuda değişimin yönünü belirleyecek tarzda içerikler oluşturup dönemin geçerli yöntemleriyle sun/a/mayan toplumların çağın dilinden giderek uzaklaşacağının altı çizildi.
  • Türkiye’de 54 Milyon internet, 51 milyon Facebook kullanıcısının olduğu bilgisi paylaşılarak, 2017 yılı google arama verilerine göre nette yapılan aramalarda ilk 10 listelerinde dinle ilgili bir kavram veya kelimenin bulunmadığı hatırlatıldı. Bu alanda küçük ölçekli çabaların dışında ciddi bilgi akışı sağlayan bir yapının bulunmadığı, öncelikli olarak kendi kurallarımız ve ahlaki kodlarımız çerçevesinde bilgi akışı sağlayacak yapılar oluşturmamız gerektiği özellikle vurgulandı.
  • Sosyal medyada, değerlerimizden hareket eden bir ilke ve kurallar bütünü sistematik şekilde işlenmeli ve kullanıcılarda (özellikle ve öncelikle çocuklarda ve gençlerde) bu konuda duyarlık oluşturma yolunda tüm irşat hizmetleri vakit geçirmeksizin yapılmalıdır. Bu amaçla sosyal medya kullanımında çokça karşılaşılan bireysel ve toplumsal zaaflara yönelik, yine aynı mecralarda, insanî, İslâmi, ahlâkî değerleri hatırlatan yazılı ve görsel çalışmalara öncelik verilmelidir. Bu konuda yapılacak bireysel ve kurumsal çalışmalar desteklenmelidir.
  • Camileri toplumsal yapı içinde görünür hale getiren faaliyet ve çalışmalar sosyal medya ortamlarında tanıtılmalıdır.
  • Gençlik döneminin karakteristik özelliklerinden olan statü arayışı, sosyal medyayı aktif olarak kullanan gençlerin bu hizmetlerde kullanılması yoluyla cami üzerinden cevaplandırılmalıdır.
  • Katılımcıların bir kısmı bununla birlikte sosyal medya kullanımının olumsuz sonuçlarının da göz önüne alınması ve temkinli olunması noktasında çekincelerini paylaşmışlardır.
  • Doğru bilgilendirme sağlayıcı, sosyal medyada hedef kitleye hitap edebilir nitelikte metinler hazırlanarak sosyal medya kanallarında servis edilmelidir.
  • Ekranlarda ve sosyal medyada kullanılan din dilinde ortaklıklar sağlamak üzere paydaşların da katılımı ile bir “Din Sunumu Platformu” kurulmalıdır.
  • Muhatapların bireysel ilgi ve ihtiyaçları sunumlarda göz önünde bulundurulmalı, onların katkıları ve yorumlarının dikkate alındığı gösterilmelidir.
  • Fıkhi konularda Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun karar ve mütalaaları dikkate alınarak cevap ve değerlendirmelerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  • İlahiyat Fakültelerindeki akademik çalışmaların giderek daha fazla disiplinler arası nitelik kazanması gerekmektedir.
  • Yeni iletişim araçlarında muhakkak var olmak gerekmektedir. Bunu yaparken müspet bir dil kullanılması ve kriz yönetimi becerilerine sahip olunması gerekmektedir.
  • Günümüzde hedef kitleye ulaşmanın en etkili yöntemlerinin başında sosyal medya ortamları gelmektedir. Bu ortamların, dinin gerçekliği ile hayatın gerçekliğinin buluşturulmasına imkân tanıyacak ortamlar olarak değerlendirilmesi ihmal edilmemelidir.

 

Oturum Başkanı: Nurullah ALTAŞ

Sunum: Doç. Dr. Ali BÜYÜKARSLAN

Tartışma: Tüm Katılımcılar

Raportörler: Arş. Gör. Ahmet EŞER, Arş. Gör. Recep Emin GÜL, Mehmet DURAN

 

IV. OTURUM: ÇOCUK GENÇ VE YETİŞKİNLERLE İLETİŞİMDE DİN DİLİ

  • Din iletişimde dinleyici kitlesi eşit özelliklere sahip değildir. Çocuk, genç, yaşlı gibi farklı özelliklerde olması bakımından her biri için ayrı bir din dili geliştirilmelidir.
  • 4-7 yaş arasındaki çocuklara din eğitiminden önce sağlam bir karakter oluşturmasına yardımcı olabilecek değerler eğitimi (temizlik, nezaket, arkadaşlarla iyi geçinme, yardımlaşma, paylaşma vb.) verilmelidir. Bu yaştaki çocuklara din adına sadece basit imanî formüller, hamd, şükür gibi kavramlar ve ilahiler öğretilebilir. Diyanetin okul öncesi eğitime el atması müspet bir gelişmedir. Almanya gibi bir kısım Avrupa ülkesinde din eğitiminin kilise tarafından verildiği bilinmektedir. Ancak bu eğitim kademesinde görev yapacak olanların özel formasyondan geçirilmeleri öncelikle halledilmesi gereken bir konudur. Bu konuda çocuklar ve gençlerle iletişimi iyi, temsil kabiliyeti yüksek, aktif kişilerden yararlanılması elzemdir.
  • Çocuğa din her zaman sevgi dili ile aktarılmalıdır. Korku, tehdit, cezayaklaşımı (“Allah taş yapar,”“cehenneme atar,”“çarpılırsın” gibi), çocuklar için çocuk ruhuna uygun olmayan tarzdır. Bu yaklaşım, çocuğun dini gelişimine katkı sağlamadığı gibi ruh sağlığını da bozabilir.
  • Çocuğa dini konular, onun tecrübe olayları içerisinde olan olaylar ve durumlar çerçevesinde somut ve basit bir şekilde anlatılmalıdır.
  • Çocuklara yönelik din eğitimi yaşına uygun oyunlardan, masal ve hikâyelerden yararlanılarak yaptırılabilir.
  • Gençlere yönelik dini iletişimde etkileşimli bir dil kullanılmalıdır.
  • Genç yaşlardaki kişilere yönelik dini iletişimde, dinin hayat felsefesi oluşturucu, fikri yönü ön planda tutulmalıdır. Dini pratikler konusunda muhatabın özellikleri dikkate alınarak hareket edilmelidir.
  • Din eğitimi tüm yaş guruplarının bulunduğu ortamlarda da gerçekleştirilebilir.
  • Farklı yaş guruplarındaki bireylerin birbirlerinden öğrenmelerine imkân sağlanmalıdır.
  • Din sadece uluhiyet ile ilgili konulardan ibaret olmadığı için din eğitimcileri sevgi, ilgi, empati, anlayış, dinleme, kabullenme, barış, sabır, onay, teşvik, adalet, cesaretlendirme, yardımlaşma, eşitlik vb. temalara da önem vermelidir:
  • Yetişkinlerle iletişimde inanç, ibadet ve değerlere yer vermek, önemli olmakla birlikte yetişkinlere ihtiyaçları doğrultusunda din hizmeti götürülmelidir.
  • Yargılamadan uzak ve mükâfatı öne çıkaran ama mücazâtı da görmezden gelmeyen bir din dili geliştirilmeli ve kullanılmalıdır.
  • Kullanılacak din dilinde psikolojik, pedagojik, sosyolojik temalar olmalı fakat teolojik referans olmaktan çıkarmamalıdır. Yani din dili sekülerize edilmeden ama katı bir üslup da kullanılmadan dengeli bir biçimde örüntülenmelidir.
  • Gençlerin inanç krizlerinin çözümüne yardımcı olabilmek için onların anlam arayışlarına, suçluluk ve günahkârlık duygularından kurtuluşlarına yardımcı olacak bir din dili geliştirilmelidir.
  • Sahadaki din hizmeti üreten personelin psikoloji ve PDR temelli yeni nesil bir din dili oluşturabilecek formasyon eksikliğinin giderilmesi için vaizlik sistemi yeniden güncellenmeli, sahadaki her alana özgü uzman vaiz kadroları oluşturulmalı ve oluşan kadroların MDR formasyonları güçlendirilmelidir.
  • Vaizlik meslek tanımı yeniden revize edilmeli, ‘manevi rehber/danışman’ betimlemesi eklenmelidir.
  • Genelde DİB tabanlı tüm MDR hizmetlerinde özelde ise KYK’lardaki gençlere yönelik manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik alan personelinin PDR ve psikoloji formasyonları güçlendirilmelidir.
  • Gençlerle iletişimde kullanılacak din dilinde, ‘psikolojik motiflerin’ yoğunlaştırılarak dinin ‘terapötik değerine’ daha fazla vurgu yapılması gerekir.
  • Din dili kurucularının «estetik bakış, edebi zevk, kişisel anlam arayışı, kişilik, kimlik ve benlik gelişim süreçleri, kişilerarası ilişkiler» gibi boyutlarda çeşitlendirilmiş ve sağlamlaştırılmış bir yaşam felsefesine sahip olmaları gerekir. Bunun oluşumu için mesleki bilgi dışındaki hizmet içi eğitim mekanizması aktive edilerek kişisel gelişim merkezli kurumsal destek sağlanmalıdır.
  • İlahiyat ve İslami İlimler fakültelerindeki kürsü deneyimi ve yeteneği olan akademisyenler, mutlaka cami içi din hizmetlerine katılmalıdır. Bu bağlamda uygun mekanda uygun din dili kullanmalıdırlar.
  • Din eğitimcisi usta çırak ilişkisi içerisinde özenle yetiştirilmelidir.
  • Din eğitimcisi yetiştiren kurumlardaki hocalar, Kuran Kursu vb. yerlerde derse girmeli ve bu sayede kendilerini güncellemelidir.
  • Sanat dili ihmal edilmemelidir. Gençler tiyatro, müzik, televizyon, sinema gibi sanat alanlarından beslenmelidir. Sanat alanlarında alternatif, özgün çocukların ve gençlerin dikkatini çekebilecek eserler üretilmelidir.
  • Dini alanda çocukların ve gençlerin dikkatini çekebilecek nitelikli dergiler, romanlar ve hikayeler artırılmalıdır.
  • Gençlerin en çok beslendiği alanlardan olan internet, özellikle sosyal medya ile wattpad kitapları çocukların ve gençlerin dikkatini çekecek şekilde oluşturulmalıdır.
  • Günümüzün çocuk ve gençlerinin tanınmasını sağlayacak ilgilerini, zaaflarını, beklentilerini, korkularını vb. tespit ederek çözüm yolları önerecek araştırmalar yapılmalıdır.

Oturum Başkanı: Prof. Dr. Muhsin AKBAŞ

Sunum: Prof. Dr. Hayati HÖKELEKLİ, Prof. Dr. M. Akif KILAVUZ, Doç. Dr. Mustafa KOÇ, Musa MERT

Tartışma: Tüm Katılımcılar

Raportörler: Arş. Gör. Oğuzkağan DEMİR, Arş. Gör. Ekrem SAKAR, Abdullah DURSUN

 

 

BAUN İLAHİYAT FAKÜLTESİ

DİN DİLİ ÇALIŞTAYI (05-06 MAYIS 2018)

 

PROGRAM

05 MAYIS 2018 CUMARTESİ

 

09:30 – 10:00                Selamlama Konuşmaları

 

10:00 – 10:30                ılış Konferansı: Prof. Dr. Muhiddin OKUMUŞLAR

 

Raportörler: Arş. Gör. Recep Emin GÜL, İlyas GÜRSES

 

10:30 -10:45                 Ara

1.OTURUM: (10:45-12:15)

Cami Merkezli Hizmetlerde Din Dili

 

Başkan: Prof. Dr. Ali AKPINAR

10:45-11:05                  Sunum: Doç.Dr. Şükrü KEYİFLİ, Doç.Dr. Bülent ÇELİKEL

11:05-12:30                  Tartışma

Raportörler: Arş. Gör.  Ekrem SAKAR, Nevfel AKYAR, Faruk DEĞER, Murat KUŞÇU

 

12:30-13:45                  Öğle Arası

2.OTURUM: (13:45-15:30)

Dini Metinlerin Sunumunda Din Dili

 

Başkan: Prof. Dr. Cemal TOSUN

13:45-14:05                  Sunum: Doç. Dr. Mehmet BAHÇEKAPILI, Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra BİLECİK

14:05-15:30                  Tartışma

Raportörler: Arş. Gör.  Samet YAĞCI, Arş. Gör. Oğuzkağan DEMİR, Ali GÖKÇE

15:30-15:45                  Ara

3.OTURUM: (15:45-17:30)

İletişim/Sosyal Medya ve Halkla İlişkilerde Din Dili

 

Başkan: Prof. Dr. Nurullah ALTAŞ

15:45-16:05                  Sunum: Doç. Dr. Ali BÜYÜKASLAN

16:05-17:30                  Tartışma

Raportörler: Arş. Gör. Ahmet EŞER, Arş. Gör. Recep  Emin GÜL, Mehmet DURAN

17:30-18:00                  Ara

4.OTURUM: (18:00-19:45)

Çocuk, Genç ve Yetişkinlerle İletişimde Din Dili

 

Başkan: Prof. Dr. Muhsin AKBAŞ

18:00-18:40                  Sunum: Prof. Dr. Hayati HÖKELEKLİ, Prof. Dr. M. Akif KILAVUZ, Doç. Dr. Mustafa KOÇ,      Musa MERT

18:40-20:00                  Tartışma

Raportörler: Arş. Gör. Oğuzkağan DEMİR, Arş. Gör. Ekrem SAKAR, Abdullah DURSUN

06 MAYIS 2018 PAZAR

 

5.OTURUM: (09:30-11:30)

Sonuç Raporu/Değerlendirme ve Kapanış

 

Başkan: Prof. Dr. Mehmet BAYYİĞİT

 

09:30 – 10:30                Sonuç Raporu                                                                                                                                       Prof. Dr. Ali AKPINAR,

Prof. Dr. Cemal TOSUN,

Prof. Dr. Nurullah ALTAŞ,

Prof. Dr. Muhsin AKBAŞ

10:30 – 11:30                Değerlendirme ve Kapanış

                                                Prof. Dr. Abdurrahman KURT,

Prof. Dr. Hayati HÖKELEKLİ,

Prof. Dr. M. Akif KILAVUZ,

Prof. Dr. Muhiddin OKUMUŞLAR

Prof. Dr. Veli ATMACA,

Doç. Dr. Ali BÜYÜKASLAN,

İl Müftüsü Ramazan TOPCAN,

İHO Platform Bşk. Halil TAŞ

Raportörler: Arş. Gör. Ahmet EŞER, Arş. Gör. Samet YAĞCI,  Faruk DEĞER

 

 

12:00 – 16:00                Gezi: Ayvalık Tekne Turu             

 


Katılımcı Listesi

Prof. Dr. Kerim ÖZDEMİR Balıkesir Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Mehmet BAYYİĞİT Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı
Prof.Dr. Abdurrahman KURT Uludağ Üniversitesi
Prof. Dr. Ali AKPINAR Konya İl Müftüsü
Prof. Dr. Cemal TOSUN Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Muhiddin OKUMUŞLAR Necmettin Erbakan Üniversitesi
Prof. Dr. Nurullah ALTAŞ Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Hayati HÖKELEKLİ Uludağ Üniversitesi
Prof. Dr. Muhsin AKBAŞ İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Prof. Dr. M. Akif KILAVUZ Uludağ Üniversitesi
Prof. Dr. Veli ATMACA Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Doç. Dr. Ali BÜYÜKASLAN İstanbul  Medipol Üniversitesi
Doç. Dr. Mehmet BAHÇEKAPILI İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Doç. Dr. Bülent ÇELİKEL Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Şükrü KEYİFLİ Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Necati AVCI Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa KOÇ Balıkesir Üniversitesi
Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN Balıkesir Üniversitesi
Doc. Dr. Hasan OCAK İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra BİLECİK Aksaray Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim ŞENAVCU İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Safinaz ASRİ İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Abdullah AKIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Ahmet GEDİK İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Kamil ÇOŞTU Bartın Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Necip YILMAZ Trakya Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Ali ÇANAKCI Balıkesir Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Osama SOKR Balıkesir Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Asem ABDELGHANY Balıkesir Üniversitesi
Dr. Öğr. Üyesi Hesham MOTOWA Balıkesir Üniversitesi
Öğr. Gör. Merzuk GRABUS Balıkesir Üniversitesi
Öğr. Gör. İzzetullah ZEKİ Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Öğr. Gör. Fahri ÇAKAN Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Öğr. Gör. Recep KIRCI Pamukkale Üniversitesi
Arş. Gör. M. Emin DEMİRDAĞ Mardin Artuklu Üniversitesi
Arş. Gör. Ekrem SAKAR Balıkesir Üniversitesi
Arş. Gör. Oğuzkağan DEMİR Balıkesir Üniversitesi
Arş. Gör. Ahmet EŞER Balıkesir Üniversitesi
Arş. Gör. Samet YAĞCI Raportör – İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Arş. Gör. Recep Emin GÜL Raportör – İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Abdullah BASMACI Necmettin Erbakan Üniversitesi
Ramazan TOPCAN İl Müftüsü – Balıkesir
Ali BÖCÜ DİB Din İşleri Yüksek Kurul Uzmanı
Ahmet ALINMAZ İlçe Müftüsü – Balıkesir Havran
Fahri SAĞLIK İlçe Müftüsü – Balıkesir Karesi
Mehmet Emin YILDIRIM İlçe Müftüsü – Balıkesir İvrindi
Süleyman KÜÇÜK İlçe Müftüsü – Balıkesir Bandırma
Duran TURGUT İlçe Müftüsü – Balıkesir Susurluk
Yunus ÇIRACI İlçe Müftüsü – Balıkesir Bigadiç
İsmail BAYDEMİR Vaiz – Balıkesir
Sait Emin ARVAS İlçe Müftüsü – Balıkesir Edremit
Şaban APAYDIN İlçe Müftüsü – Balıkesir Gönen
Hasan BAŞKIRIK İl Müftü Yardımcısı – Balıkesir
Hacı ÖZ İlçe Müftüsü – Balıkesir Burhaniye
Zeki ATA İlçe Müftüsü – Balıkesir Balya
Mehmet NURLU İl Müftü Yardımcısı – Balıkesir
Ali ÇEBİ İlçe Müftüsü – Balıkesir Savaştepe
Hatice KÖSE Vaiz – Aile Ve Dini Rehberlik Bürosu – Balıkesir Bandırma
Seyfullah KARABIYIK Vaiz – Balıkesir Gönen
Bayram ALTINTAŞ Cezaevi Vaizi – Balıkesir
Fehmi GÜNAY Vaiz – Balıkesir
Mehmet ATLI İlçe Müftüsü – Balıkesir Dursunbey
Şevki KESİCİ İlçe Müftüsü – Balıkesir Kepsut
İsmail YILDIZ İlçe Müftüsü – Balıkesir Gömeç
Emine BAYDEMİR Vaiz – Balıkesir
Adem ESER İlçe Müftüsü – Balıkesir Erdek
İzzet ALTINTAŞ İlçe Müftü V. – Balıkesir Ayvalık
Hüseyin ŞAHİN Vaiz – Balıkesir Susurluk
Zekai AYDIN Vaiz – Balıkesir Susurluk
Mehmet ERTUĞRUL Cezaevi Vaizi – Balıkesir Bandırma
Ahmet ERTAŞ Vaiz – Balıkesir
Emrullah SAYAR Vaiz – Balıkesir Sındırgı
Halit ÇİFTÇİ Vaiz – Balıkesir Havran
Abit KORKUT Vaiz – Balıkesir Gönen
Mehmed Zeki DURMUŞ Vaiz – Balıkesir Havran
İbrahim İŞBİLEN Vaiz – Balıkesir İvrindi
Erol OLFAZ Vaiz – Balıkesir Altıeylül
Mustafa VURAL Vaiz – Balıkesir Havran
Bekir CİNGAL Cezaevi Vaizi – Balıkesir
Ayşe Betül BALIKÇI İl Müftü Yardımcısı – Balıkesir
Cemile BOĞA Vaiz – Balıkesir Altıeylül
Fahriye ERDOĞMUŞ Vaiz – Balıkesir Dursunbey
Hülya AKÇA Vaiz – Balıkesir İvrindi
Ayşe BELLİ Vaiz – Balıkesir
Hilmi ÇETİN Vaiz – Balıkesir Erdek
Selma ER Vaiz – Balıkesir Erdek
Faruk DEĞER Vaiz – Balıkesir Karesi
Yunus ÇIRACI Vaiz – Balıkesir Bigadiç
Yasin KARA Vaiz – Balıkesir Dursunbey
Recep YAŞAR Vaiz – Balıkesir Sındırgı
Cengiz ULUS Vaiz – Balıkesir İvrindi
Nazmi ERGÜVEN Vaiz – Balıkesir Balya
Selçuk İNAL Vaiz – Balıkesir Savaştepe
Ali MEŞE Cezaevi Vaizi – Balıkesir
Hediye Zişan TOPAL Vaiz – Balıkesir Bandırma
Sümeyye TURAN Vaiz – Balıkesir
Gülferiye BAYDAR Vaiz – Balıkesir Bigadiç
Şule ÇALI Vaiz – Balıkesir
Hasan YERSİZ Cezaevi Vaizi – Balıkesir Bandırma
Mehmet Enis TAŞ Cezaevi Vaizi – Balıkesir
Bahar Canset DÜNDAR Vaiz – Balıkesir Manyas
Nurettin GÜNEŞ Cezaevi Vaizi – Balıkesir Bandırma
Pınar KAYACAN Vaiz – Balıkesir Bandırma
Funda Tuğba KARADUMAN Vaiz – Aile Ve Dini Rehberlik Bürosu – Balıkesir
Mahmut VANLIOĞLU Cezaevi Vaizi – Balıkesir Burhaniye
Ali YURTLU Müftü Vekili – Balıkesir Marmara
Ramazan AK Müezzin – Balıkesir Ayvalık
İsmail ŞİMŞEK  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
İsmail ÇİFÇİ  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Ali ÇETİNEL  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Murat ÖZTÜRK  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Suat ESER  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
İbrahim ADIGÜZEL  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Abdullah IŞIKTAŞ  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Muhammed Ali KÜÇÜK  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Hüseyin CAN  İmam Hatip – Balıkesir Ayvalık
Bekir DURAZ Müezzin – Balıkesir Ayvalık
Yakup YILDIZ İl Milli Eğitim Müdürü
Halil TAŞ İHO Başkanı
Musa MERT Öğretmen
Ahmet BEKDÜZ Okul Müdürü
Lütfü ASLAN Okul Müdürü
M. Tayyip EYİOL Okul Müdürü
İsmail ÇETİN Okul Müdürü
Osman AKYAR Okul Müdürü
Ali TANRIKULU Okul Müdürü
Murat ÇETİN Okul Müdür Yardımcısı
Hüseyin ÇAKAL Okul Müdür Yardımcısı
Nevfel AKYAR Öğretmen
Murat KUŞÇU Raportör – Balıkesir Ayvalık İlçe Müftülüğü
İlyas GÜRSES Raportör – Balıkesir Ayvalık İlçe Müftülüğü
Ali GÖKÇE Raportör – Balıkesir Gömeç İlçe Müftülüğü
Mehmet DURAN Raportör – Balıkesir Burhaniye İlçe Müftülüğü
Abdullah DURSUN Raportör – Balıkesir Edremit İlçe Müftülüğü
Beytullah TURAN Silivri Cezaevi Camii İmam Hatibi